2 Kasım 2017 Perşembe

Ayrılık Sözleri



Lades bitti cici kız, artık aklımda değilsin…

Yüreğine sevda eken, ayrılık biçer mi, seven sevilenden kolayca vazgeçer mi, sen beni sevme gülüm, ben yanarım ikimizin yerine yetmez mi?

Birini kaybetmek istiyorsanız onu çok sevin yeter.

Bir plak olsam. Zeki Müren çalsam, bozulsam. Aynı yerde takılsam, hep tekrarlasam. Elbet bir gün buluşacağız.

Gitmek istiyorsa, bırak gitsin! Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olmuş ne yazar? 

Görmeden varlığına inandığım ve içimde yaşattığım sadece Allah var, gidersen unutulursun o kadar…

Ayrılık dilinden ne olur sanki sen gittin ellere ben de ölüme.

Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.

Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

Neleri alıp götürmedi ki benden ayrılık; kilometrelerce umut, tonlarca sevgi, taradığım saçları, sıktığım elleri…

Sende haklısın be sevgili ucuz yüreğine ben pahalı geldim. Şimdi gidiyorum elveda sana…

Kapımda polis, yanımda ambulans üzerimde gazete kâğıtları elimde bir not, öyle gidilmez, böyle gidilir sevgili. 

Gidenin arkasından nokta koyacaksın ki gelenin ismi büyük harfle başlasın… 

Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim. Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim. 

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim.

Her şeyin öncesi ve sonrası yalan. Senden önce vardım belki ama senden sonra yokum inan. 

Sevmenin erdemi, aşkın görkemi, mutluluğun gözleri ve seni özlemenin hazzını yaşattın sevgili, yolun açık olsun.

Canımı acıtan ne biliyor musun “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi ve aldı gitti.

Yolumdan dönemediğim için değil seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Hoşçakal…

Şunu bilmelisin ki ben hava soğuyunca değil, senden soğuyunca üşüdüm. Elveda…

Gidenin arkasından nokta koyacaksın ki gelenin ismi büyük harfle başlasın…

En çok da, en zor zamanımda sana ihtiyacım olan bu sessiz gecelerde terk etmen koydu.

Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir ben gideni değil giden beni kaybetmiştir.

Unutma! Nasıl sensizliği ben yaratmadımsa tadacağın bensizlikte benim eserim olmayacak.

Bu saatten sonra sende fırtına dahi kopsa paşam, bende yaprak bile oynamaz inan.

Görmeden varlığına inandığım ve içimde yaşattığım sadece Allah var, gidersen unutulursun o kadar.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.

Canımı acıtan ne biliyor musun “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi ve aldı gitti.

Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

Biliyor musun be arkadaşım bazen merhaba diyemediklerimize hoşçakal diye fısıldarız.

Çeker gideriz be gülüm kime ne. Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı, gel de dindir bu ıstırabı.

Sende haklısın be sevgili ucuz yüreğine ben pahalı geldim. Şimdi gidiyorum elveda sana…

Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi, dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım.

Gitmek istiyorsa, bırak gitsin! Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olmuş ne yazar?

Kaldır kadehi sevgilim! Varsa şerefine yoksa gidişine. Ben huzur istedim, sen kusur. Şimdi bensiz kudur.

Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı…

Yolumdan dönemediğim için değil seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Hoşçakal.

Ayrıldık işte her şey dilediğince olsun pişmanlık gözyaşlarına on numaralık gülüşüm koysun.

Mutlu ol ki beni kaybettiğine değsin.

Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa çok özleyeceksin.

Lades bitti cici kız, artık aklımda değilsin…

Ayrılık dilinden ne olur sanki sen gittin ellere ben de ölüme.

Birini kaybetmek istiyorsanız onu çok sevin yeter.

Zaman değilmiş gideni geri getiren, aslında zamanmış, var olanı götüren.

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.